Mısır’ın Eşsiz Kadını: Kleopatra

FacebookTwitterGoogle+WhatsAppPaylaş

Antik Mısır’ın son Helenistik kraliçesi olan Kleopatra’nın asıl unvanı aslında VII. Kleopatra’dır. Ancak kendinden önce gelenler unutulduğu için kısaca Kleopatra olarak bilinmektedir. Zeki olduğu herkes tarafından bilinen bu kadın 9 bil bilmekteydi. Ancak o zekiliğinin yanı sıra güzelliği ile ün salmıştı. Babasının adı Ptolemaios ve dedesinin adı da Dadadidis’di. Özellikle dedesi Mısır için büyük bir kahraman unvanı taşıyordu.

İskenderiye’de doğmuş olan Kleopatra Yunan asıllıdır. Evlenme çağına geldiğinde ise babası XI. Ptolemaios’un vasiyeti gereğince kardeşi ile evlenmiştir. O zamanlarda Mısır’da egemen durumda olan Yunanlar Mısır toplumuna karışmamak için evlenirken kendi soylarından olan kişileri tercih etmekteydi. Ancak bu akraba evlilikleri ne yazık ki özürlü çocukların doğmasına sebebiyet veriyordu.

Kleopatra babası öldüğünde 18 yaşındaydı ve bu yaşta tahta çıktı. Halkın içine girebilmek ve onların kendisini benimsemesini sağlamak için kendini Mısır dinine verdi. Ancak kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırıldı ve sürgün edildi. Sonrasında Kleopatra iktidar için yanında büyük Roma İmparatoru unvanı taşıyan Sezar ile birlikte geri döndü. Rivayetlere göre Kleopatra’nın bir halının içinde Sezar’ın sarayına girip bu büyük kralı kendine aşık ettiği söylenir. Kleopatra’nın iktidar için geri dönmesinin ardından kısa bir süre sonra kimsenin bilmediği bir sebepten ötürü kardeşi Nil sularında ölü olarak bulunur.

Kardeşinin aradan çekilmesi ile Kleopatra eski yerine yani iktidar koltuğuna yeniden oturur. O sırada Sezar’dan bir çocuğu olan Kleopatra, çocuğunun adını Sezarion koydu. Sezarion’u alıp Roma’ya giden Kleopatra’nın en büyük hayali ise iki imparatoru birleştirmek ve Büyük İskender’in hayali olarak da biliniyor olan tüm dünyayı ele geçirmekti. Ancak MÖ 44 tarihinde Sezarın ölmesi ise güzel kadın bu hayallerini erteleme durumunda kaldı.

Sezar’ın ölümünden sonra tahta çıkan isim Octavian oldu. Octavian Sezar’ın yeğeni ve aynı zamanda resmi evlatlığı idi. Ancak Marcus Antonius ile Octavian arasında ikiye ayrılan Roma İmparatorluğu iki şekilde yönetilmeye başlandı. Doğu kısım Marcus tarafından yönetilirken Batı kısım da Sezar’ın evlatlığı Octavian tarafından yönetilmeye başladı. Doğuyu yöneten Marcus’un ilk işi ise Mısır’ı ziyaret etmek oldu. Bu ziyaretler esnasında Kleopatra’ya deli gibi aşık olan Marcus ondan başka bir şey düşünemiyordu. Sonunda güzel kadının kalbini çalmayı başardı ve Kleopatra ile Marcus’un aşk hikayesi mutlu sonla tamamlandı. Ancak beraberlikleri yasal bir evlilik değildi.

Kleopatra ve Marcus beraberliğinden ilk olarak Helios ve Selene isimlerinde iki kız çocuğu dünyaya geldi. Üçüncü çocuk ise Filadelfus adını taşıdı. Bu beraberlik on yıl sürdü ve ikili arasındaki aşkın merkezi de Tarsus şehri haline geldi. Tarsus buluşmaları dillere destan olmuş aşk hikayelerinin de kaynağı olmuştur.

Bu sırada Roma’da kumandanlar arasındaki çatışmaların ve iktidar mücadelesinin sonu gelmek bilmedi. Marcusus ile Roma’nın güçlü kumandanı Octavian arasındaki Actium deniz savaşını kazanan Marcus aslında bu savaşta donanmasının zayıflığını gözler önüne serdi ve Kleopatra da bu zayıflığın farkına vardı. Böylece Kleopatra kendi donanmasının İskenderiye’ye dönmesi için emir verdi. Bu sırada Octavian Marcus’un peşinden Mısır’a geldi ve bu mücadeleyi Marcus kaybetti. Bu yenilgiden sonra intihar ederek hayatına son veren Marcus ardında bıraktığı Kleopatra’sını hiç düşünmemişti. Bunun üzerine Kleopatra da sarayına kapandı ve kadehindeki zehirli şarabı içerek hayatına son vermeyi seçti. Bu hikaye birçok kişi tarafından Kleopatra’nın kendini bir kobraya zehirlettiği şeklinde anlatıldı ancak doğrusu zehirli şarap hikayesiydi.

39 yıl boyunca yaşamış olan ve Roma ile Mısır’ın siyasi beraberliğini aşk ilişkisi ve cinsel cazibe ile sağlamaya çalışan Kleopatra yaptığı birçok işle tarihe kazınmayı başardı. Romalı kumandanlar ile yaptığı nikahsız evlilikler, kardeş evlilikleri, entrikalar ve ölümler Kleopatra’nın hayat hikayesine kaynak oldu. Şimdilerde Tarsus’ta yaşananlardan geriye kalanlar ise Kleopatra Kapısı ve o dönem üstüne genç kadının resimleri basılmış olan paralar oldu. Kleopatra her ne kadar güzel ve ihtişamlı bir kadın ise de siyasi ihtirasları onu bambaşka bir insan haline getirmişti.

Yazar : Hande Celensu

16.08.2015 , , , , , , , ,
Tümü

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Namaz Takip