Modern Zaman Kabusu :Aids

FacebookTwitterGoogle+WhatsAppPaylaş

Son yıllarda adını eskisi kadar duymasak da hala dünyanın en tehlikeli hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor AİDS. Dilimizdeki karşılığı edimsel bağışıklık yetmezliği sendromu olan AİDS etkeni HIV olan bir hastalık. AİDS’in bugüne dek dünya çapında 20 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olduğu tahmin ediliyor.

AİDS nasıl bulaşır?

AIDS ile ilgili en çok merak edilen konu bu hastalığın nasıl bulaştığı. Yine ne yazık ki bilgi eksikliği nedeniyle hiv pozitif bireyler hastalık bulaştırmalarından korkulduğu için toplumda yalnızlaştırılıyor ki bunun hiçbir hastaya asla yapılmaması gerekiyor. Zira hastalıkların moral ile insanın kendisini iyi hissetmesi ile olan direkt ilişkisi bugün artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Dolayısıyla bir hiv pozitif hastayı yalnızlaştırmak dolaylı yoldan onun sağlığına kastetmek oluyor, yalnızlığa itilen, dışlanan bir bireyin kendini iyi hissetmesinin mümkün olmadığı aşikâr çünkü. AİDS’in nasıl bulaştığını bilmek bu hastalığı taşıyan bireylerden korkmamamız, kaçmamamız gerektiğini gösterecek hepimize. AİDS şu yollarla bulaşıyor;

  • Kan yoluyla (HIV-AIDS olan bireyin kan, kan ürünleri ya da organlarının nakli ile)
  • Cinsel ilişki ile
  • Hamilelik döneminde HIV taşıdığının farkında olmayan anneden çocuğa bulaşır. Anne sütü de HIV bulaştırır.

Görüldüğü gibi HIV bulaşma yolları bellidir ve bunlar dışındaki temaslar nedeniyle kimseye AIDS bulaşma riski yoktur. Yani AIDS şu yollarla bulaşmaz;

  • El sıkışmak, sarılmak, kucaklaşmak
  • Soluma yoluyla
  • Tükürük, hapşırma, gözyaşı, burun akması, idrar, dışkı
  • Tuvaletler, hamam, duş
  • Sivrisinek ve diğer kan emen böceklerin sokması
  • AIDS bu yolların hiç biriyle bulaşmaz, dolayısıyla HIV bir insandan uzak durmaya gerek yoktur.
Aids bugüne dek tüm dünyada milyonlarca insanın hayatına mal oldu

Aids bugüne dek tüm dünyada milyonlarca insanın hayatına mal oldu

AİDS nedir?

AİDS insanın bağışıklık sistemini bozan bir hastalık. Bağışıklık sisteminin bozulması ise vücudu birçok enfeksiyona karşı korumasız bırakır. Vücutta HIV olması kişinin ille de AİDS olduğu anlamına gelmiyor. HIV taşıdığı halde hasta olmayan kişiler de vardır, kimi zaman HIV virüsünün bağışıklık sistemini kişiyi hasta hale getirecek denli bozması yıllar dahi sürebilir.

AİDS ilk olarak 1982 senesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıktı ve çıkmasının ardından çok kısa bir süre içinde dünyanın dört bir yanına dağıldı. AİDS’i bu denli tehlikeli kılan etkenlerden biri kadın, erkek, genç, yaşlı, zengin, fakir fark etmeden ve dünyanın her bölgesinde herkese bulaşabilmesi. Ülkemizde de ilk kez 1985 yılında ortaya çıkan AİDS vakalarında o günden bugüne dek hızlı bir artış görülüyor.

Ciltte kırmızı leke ve kabartılar AİDS belirtileri arasında

Ciltte kırmızı leke ve kabartılar AİDS belirtileri arasında

AİDS belirtileri

AİDS belirtilerine kişiler çoğu zaman anlam veremezler ve hissettikleri bu belirtilere neyin sebep olduğunu anlayamazlar. Zira AİDS belirtileri ancak uzman doktorlar tarafından anlamlandırılabilen durumlardır. Genel olarak AİDS belirtileri şunlardır;

  • Aşırı yorgunluk (ortada hiç bir geçerli neden yokken fiziksel ve zihinsel aktiviteleri etkileyecek denli yorgun hissetmek)
  • Ani gelişen aşırı kilo kaybı (diyet ya da spor yapma gibi bir durum söz konusu olmadığı halde 2 ay ya da daha kısa bir sürede 10 kiloya varan ani kilo kaybı)
  • Ortada bir neden yokken ateşin 39 derecenin üzerine çıkması
  • Salgı bezlerinin aşırı şekilde şişmesi (koltuk altında, boğazda ve boyunda yer alan lenf bezlerinin aşırı şişmesi, kabarması)
  • Uyku sırasında aşırı terleme (uyku sırasında vücudu sırılsıklam hale getirecek kadar çok terleme)
  • Geçmeyen ishal
  • Kişide herhangi bir solunum yolu hastalığı bulunmamasına karşın uzun süre devam eden kuru öksürük
  • Ağız içi ve dil üzerinde beyaz leke ve noktaların ortaya çıkması
  • Israrlı öksürük ile birlikte seyreden nefes darlığı
  • Derinin üstünde ya da altında oluşan şişlikler ve lekeler  (genellikle kişi bu şişlik ya da lekeleri morarma zanneder, ancak morarmanın geçmesi gereken sürede geçmeyen bu lekeler derinin diğer kısımlarına oranla çok daha sert bir durumdadır)

AİDS’ten korunma yolları

AİDS’ten korunmak için önlem almak hastalığa yakalandıktan sonra tedavi olmaktan çok daha kolay ve mantıklıdır. AİDS’ten korunma yöntemleri şunlardır;

  • Korunmasız cinsel ilişkiye girmemek (cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmak AİDS’e yakalanma riskini minimize eder. Kullanılan prezervatifin sağlamlığından kesinlikle emin olmak gerektiğini de ekleyelim)
  • Kan nakli sırasında verilen kanın AİDS testi yapılmış kan olduğundan emin olmak
  • Kullanılmış cerrahi aletleri kullanmamak ( Kullanılmış, dezenfekte edilmemiş enjektör, dövme iğnesi, jilet, diş hekimlerinin kullandığı aletleri kesinlikle kullanmamak gerekir)
  • HIV pozitif tanısı konulmuş kişiler kesinlikle kan bağışında bulunmamalıdır.
  • HIV’li sperm sıvısı, genital sıvılar ve kanın açık yara olan bir bölgeye temas etmemesi gerekir

AİDS tedavisi

AİDS’in spesifik bir tedavi yöntemi bulunmuyor. AİDS Eliza testi ile teşhis ediliyor ve bu test ile AİDS olduğu ortaya çıkan kişilere hayat sürelerini uzatmak ve yaşam kalitelerini yükseltmeye yönelik tedaviler uygulanır. Burada şunu da belirtmeden geçmeyelim, bazı AİDS hastaları uzun yıllar boyunca yaşayabilir. HIV virüsü yok edilemese de çoğalmasını durdurabilen ilaçlar vardır. Ayrıca bir başka tedavi yöntemi de ileri dönemdeki vakalarda enfeksiyonların ve kanserin oluşmasını önleme yönelmektir. Günümüzde AİDS tedavisi için tek bir ilaç kullanılıyor, oysa eskiden bu hastalığın tedavisi çok fazla ilaç kullanımını gerektiriyordu ve bu da hastalar için son derece yorucu oluyordu.

HIV

Bugün dünya çapında onlarca dernek, kurum ve kuruluş bu modern zaman kabusu hastalığa karşı savaş ve yardım faaliyetleri yürütüyor ve insanları bu hastalıktan nasıl korunacaklarına ilişkin bilgilendirmek de bu faaliyetlerin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor. Siz de bu yazıyı okumuş biri olarak çevrenizdekileri AİDS’ten nasıl korunacakları konusunda bilinçlendirerek dünya çapında süren bu mücadeleye bir katkı sağlayabilirsiniz.

Yazar : Hande Celensu

02.08.2015 , , , , , , , , , ,
Sağlık ve Yaşam

Yorumlar (2 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Namaz Takip